Petrol Var, İş Yoksa Bu Şehir Nasıl Ayağa Kalkacak?

MUSTAFA CEYLAN

02-02-2026 10:17


6 Şubat depremleri Adıyaman’da yalnızca binaları yıkmadı; işyerlerini kapattı, umutları dağıttı, binlerce hanenin ekmeğini elinden aldı. Bugün Adıyaman sokaklarında dolaşırken yarım kepenkler, boş dükkânlar ve işsizliğin ağır sessizliği karşılıyor insanı. Özel işletmeler bir bir kapandı, esnaf tutunamadı, gençler iş aramak için şehri terk etmek zorunda kaldı. Deprem sonrası “yeniden inşa” denilen şey yalnızca betonla sınırlı kaldıysa, bu şehir ayağa kalkmış sayılır mı?
Oysa Adıyaman toprağının altında yıllardır bilinen bir gerçek var: petrol. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Adıyaman Bölge Müdürlüğü, ilimiz sınırları içinde petrol çıkarıyor. Yani bu şehir, ülkenin enerji haritasında aktif bir noktada duruyor. Fakat sorulması gereken temel soru şu:
Petrol çıkarılan bir şehirde neden işsizlik bu kadar derin?
Bugün Türkiye’nin farklı illerinde kurulu rafineriler, binlerce kişiye istihdam sağlarken, Adıyaman neden yalnızca ham petrolün çıkarıldığı ama katma değerin başka illere taşındığı bir yer olarak kalıyor? Neden Adıyaman’da bir rafineri yok? Oysa kurulacak bir rafineriyle yalnızca doğrudan 3-4 bin kişinin istihdam edilmesi mümkünken, yan sanayi, lojistik, hizmet sektörü ve ticaretle birlikte bu sayı katlanarak artabilir. Bu, deprem sonrası can çekişen bir şehir için hayati bir adım olmaz mı?
Depremzede Adıyamanlı aileler bugün yardım değil, iş istiyor. Kalıcı çözümler istiyor. Çocuklarına aş değil, onurlu bir gelecek bırakmak istiyor. Günlük desteklerle ayakta kalmaya çalışan insanlar artık üretmek, çalışmak, bu şehrin yeniden ayağa kalkışına emekleriyle ortak olmak istiyor.
Bu noktada gözler doğal olarak Ankara’ya, özellikle de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a çevriliyor. Adıyaman, zor zamanlarında devletini hep yanında hissetmiş bir şehir. Bugün de depremzede aileler, Cumhurbaşkanımızdan TPAO ve ilgili kurumlara somut bir istihdam talimatı verilmesini bekliyor. Rafineri yatırımı, genişletilmiş üretim sahaları, yeni istihdam alanları… Bunlar hayal değil; Adıyaman’ın potansiyelidir.
Eğer bu şehirde petrol çıkıyorsa, bunun bereketi de bu şehirde kalmalıdır. Adıyaman yalnızca yer altı kaynaklarıyla değil, çalışkan insanıyla, genç nüfusuyla ve yeniden ayağa kalkma iradesiyle bu yatırımı fazlasıyla hak ediyor. Enkazdan çıkış yolu, yalnızca betonarme yapılar değil; iş, aş ve üretimdir. Adıyaman bekliyor. Depremzede aileler bekliyor. Ve bu şehir, artık ertelenmek istemiyor.
ceylaan222@hotmail.com

DİĞER YAZILARI Kahtalı Mıçe İsmi Geleceğe Taşınmalı 01-01-1970 03:00 Bir Şehrin Sessiz Çığlığı: Adıyaman İçin Yatırım Zamanı 01-01-1970 03:00 Deprem Sonrası Gerçek Kalkınma: Adıyaman İçin Sanayi Zamanı 01-01-1970 03:00 Kıbrıs Barış Harekatı ve Necmettin Erbakan: Sessiz Gücün Tarihe Düşen İmzası 01-01-1970 03:00 Varlığına Alışılan Anne ve Baba, Yokluğu Öğreten En Ağır Ders 01-01-1970 03:00 Bir Davanın 40 Yılı, Bir Liderin Ufku 01-01-1970 03:00 Bir Ömrün Sessiz Mimarı: Baba 01-01-1970 03:00 Hakikatin Sessiz Nöbeti: 10 Ocak 01-01-1970 03:00 Soğukta Kazanılan Ekmek, Alın Teriyle Isınır 01-01-1970 03:00 2026’ya Girdik… İnsanlık Halen Enkaz Altında 01-01-1970 03:00 Saygının Dumanı mı Tütüyor? 01-01-1970 03:00 Simit Tepsisinden Hayatın Merdivenlerine: Tepside Simit, Yüreklerinde Azim 01-01-1970 03:00