Yeni İsimler Er Meydanında

Celil KOCATAŞ

16-04-2026 09:11


Kırkpınar’ın o kadim dualı çayırında cazgırın sesi yükseldiğinde zaman durur: “İki yiğit çıktı meydan, ikisi de birbirinden merdane...” Bu sadece bir güreş tekerlemesi değil; aslında bir liyakat, bir cesaret ve bir duruş beyanıdır. Pehlivanın gücü bileğinde, ahlakı ise o meydandaki vakur duruşundadır.
Geçtiğimiz hafta sonu Adıyaman’da esen siyaset rüzgarlarını izlerken zihnimde hep bu "er meydanı" imgesi döndü durdu. Seçim takvimi yaklaştıkça sahadaki hareketlilik arttı; yemekli toplantılar, demli sohbetler ve bitmek bilmeyen kulisler... Siyaset kazanı artık sadece kaynamıyor, adeta taşıyor.
Bu hareketlilik içinde içimizi ferahlatan en güzel manzara, genç isimleri o er meydanında görmeye başlamamız oldu. Zira bu kadim şehrin artık yorgun yüzlere değil; taze bir kana, yeni bir sese ve alışılmışın dışında bir soluğa ihtiyacı var. Adıyaman artık "aynı isimlerin" oluşturduğu o kısır döngüden yoruldu. Halk artık birilerinin etrafında dönen oyunları, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkları kanıksamıyor. Aksine; davasında dik duran, ideolojisine ihanet etmeyen, rüzgara göre eğilip bükülmeyen adaylar özlüyor.
Ancak acı bir gerçeği de görmezden gelemeyiz: Ne yazık ki "ışığı" görenlerin; ilkesini değil de menfaatini o ışığa göre hizalayanların sayısı azımsanmayacak kadar çok. Asıl mesele ise sadece siyasi partiler değil. Bugün sivil toplum kuruluşları (STK) ve dernekler de aynı hastalığın pençesinde. Bakıyorsunuz; sırf bir yerlere sıçramak için bir gecede tabela derneği kuranlar, il temsilciliği kapıp kendi siyasi görüşüyle taban tabana zıt kapılarda ikbal arayanlar türemiş... Kendi fikriyle bağdaşmayan yerlerde boy gösterip, oralardan siyasi bir paye devşirmeye çalışmanın adını koymakta gerçekten zorlanıyorum.
İşte tam bu noktada görev halka düşüyor. Eğer bizler, hem partilerde hem de cemiyet hayatında "Yeter!" demeyi öğrenmezsek, bu devran hep aynı "her devrin adamları" ile dönmeye devam eder. Değişim, sadece isimlerin değişmesi değil, zihniyetin tazelenmesidir.
Seçim çalışmaları resmen başladı, meydan ısındı. Bakalım bu er meydanında kimler gerçekten "merdan" çıkacak, kimler ise sadece rüzgarın estiği yöne savrulacak? Haberiniz olsun; biz buradayız ve takip ediyoruz.
Küçük enişte yine ziyaretlerini sıklaştırmış, "herkes beni seviyor" imajı vermeye çalışıyormuş. Bu arada küçük eniştenin kurmaca videolarına kimse inanmıyormuş; "Buna kim inanır? Sadece Kadir İnanır!" diyorlarmış

DİĞER YAZILARI Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Malatya’nın İntiharı: Seyretmeye Devam Edin! 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda,  Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın  Ekonomi daralıyor. 01-01-1970 03:00 Her yılın 10 Ocak günü, takvimlerde "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak yerini alır. 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00