Gölbaşı Güncel Haber
HV
16 HAZİRAN Salı 17:19

Yeter artık bi kalkın  Ekonomi daralıyor.

Celil KOCATAŞ
Celil KOCATAŞ
Giriş Tarihi : 12-01-2026 10:21


Esnaf siftahsız kepenk kapatıyor, sanayici üretimden çok ayakta kalmanın hesabını yapıyor, tüccar borçla borç kapatıyor. Ancak tüm bu tabloya rağmen bazı oda başkanları için değişmeyen tek bir şey var: koltukları.
Yıllardır aynı isimler, aynı yüzler, aynı yönetimler…
Seçimler yapılıyor ama değişim olmuyor. Çünkü oda ve borsalar, üyelerin sorunlarını çözmek için değil; belli kişilerin konfor alanını korumak için yönetiliyor.
Oysa oda başkanlığı bir makam değil, emanettir.
Üyenin sesi olmak, sahaya inmek, kapı kapı dolaşıp sorunları Ankara’ya taşımak gerekir. Kriz anlarında masada değil, sahada olunmalıdır. Bugün ise birçok oda başkanı için temsil; birkaç tören, birkaç fotoğraf ve süslü cümleden ibaret.
Sanayi çöküyor, tekstil bitme noktasında, küçük esnaf ayakta duramıyor…
Peki oda başkanları nerede?
Ne güçlü bir basın açıklaması var,
ne sert bir çıkış,
ne de somut bir çözüm önerisi…
Çünkü koltuğu riske atacak bir cümle kurmak, çoğu için göze alınamayacak bir cesaret işi.
Daha da acısı şu ki;
Odalarda değişim isteyenler sistem dışına itiliyor. Gençler, yeni fikirler ve farklı sesler yönetim kapısından içeri alınmıyor. Aynı ekip, aynı anlayış, aynı sessizlik…
Adeta seçim değil, nöbet değişimi bile olmayan bir saltanat yaşanıyor.
Unutulmamalıdır:
Bu koltuklar kimsenin tapulu malı değildir. Oda başkanları ömür boyu atanmış kişiler değil, üyelerin geçici temsilcileridir.
Üyenin derdiyle dertlenmeyen, kriz karşısında susan, Ankara’nın kapısını aşındırmayan bir yönetimin o koltukta oturma hakkı yoktur.
Bugün odalar, üyelerin umut kapısı olmaktan çıkmış; kişisel vitrinlere dönüşmüştür. Oysa bu koltuklar güç göstermek için değil, yük taşımak için vardır.
Unutulmasın:
Koltukta uzun süre oturanlar, bir gün o koltuğun altında kalır.
Ve tarih; susanları değil, risk alanları, konuşanları ve mücadele edenleri yazar.
Artık soru nettir:
Oda başkanları koltuklarını mı temsil ediyor, yoksa üyelerini mi?
Bence cevap da nettir:
Artık değişim zamanı.
Başlık Önerileri
Koltuklarından Kalkmayan Oda Başkanlarına Açık Çağrı: Yeter Artık
Ekonomi Yanıyor, Oda Başkanları Koltukta
Oda Başkanlığı Makam Değil, Emanettir
Koltuklar Değil, Üyeler Temsil Edilmeli
Sessiz Oda Başkanları, Çöken Ekonomi
Bu Koltuklar Tapulu malınız değil.
Yeter bı kalkın ya
Şimdi değişim zamanı..

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında. Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Malatya’nın İntiharı: Seyretmeye Devam Edin! Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Ahlakın Partisi Olmaz Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda,  Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Her yılın 10 Ocak günü, takvimlerde "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak yerini alır. Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü