Gölbaşı Güncel Haber
HV
16 HAZİRAN Salı 17:21

ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER

Celil KOCATAŞ
Celil KOCATAŞ
Giriş Tarihi : 14-01-2026 19:18


Adıyaman bugün yalnızca bir kentin değil, siyaset anlayışının da enkazını yaşıyor. Depremin üzerinden zaman geçti ama bazıları hâlâ bu gerçeği görmezden gelmeyi tercih ediyor. Yıkılmış bir şehirde, bağırarak siyaset yapılabileceğini sananlar, aslında en büyük zararı yine bu kente veriyor.
Son günlerde tanık olduğumuz tablo kaygı verici. Dün ortada olmayanlar, bugün yüksek sesle konuşarak sorumluluktan kurtulabileceklerini zannediyor. Oysa mesele ses yükseltmek değil; yetkiyi, sorumluluğu ve öncelikleri bilmektir.
Bir kentin kaderi asfaltla değil, altyapıyla belirlenir. Altyapısı olmayan yollara asfalt dökmek, sorunu çözmez; sadece üzerini örter. Adıyaman bunu daha önce yaşadı. Bu kentin altyapısının büyük bölümünü rahmetli Mehmet Erdem yaptı. Bedeli ağır oldu; ikinci dönem seçilemedi. Sonrasında gelenler, asfaltla vitrin oluşturdu. Deprem ise gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koydu: Altyapı yoksa, şehir ayakta kalmaz.
Deprem sonrası en ağır hasar altyapıda yaşandı. Buna rağmen sürecin siyasi çekişmelere kurban edilmesi kabul edilemez. Belediyenin siyasi kimliği üzerinden hizmetin yavaşlatılması, “bizden değilsen yapamayız” anlayışının hâlâ diri olduğunu gösteriyor. Bu anlayışın bedelini siyasetçiler değil, Adıyaman halkı ödüyor.
Eleştiri demokrasinin vazgeçilmezidir. Ancak eleştiri, çamur atarak değil; çözüm önererek yapılır. Kentin yaralarını sarmak yerine siyasi rant peşinde koşanlar, bugün yüksek sesle konuşabilir. Ama tarih, sesi çok çıkanları değil; sorumluluk alanları yazar.
Adıyaman’ın ihtiyacı bağıran siyasetçiler değil, işini bilen yöneticilerdir. Bu kent, siyasetin gölgesinde değil; aklın, vicdanın ve ortak iradenin ışığında ayağa kalkabilir.
Unutulmamalıdır ki: Elin atına binen, çabuk iner

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında. Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Malatya’nın İntiharı: Seyretmeye Devam Edin! Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Ahlakın Partisi Olmaz Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda,  Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR Yeter artık bi kalkın  Ekonomi daralıyor. Her yılın 10 Ocak günü, takvimlerde "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak yerini alır. Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü