Gölbaşı Güncel Haber
HV
14 MAYIS Perşembe 15:42

Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik

Celil KOCATAŞ
Celil KOCATAŞ
Giriş Tarihi : 30-04-2026 07:15


1 Mayıs… Takvim yapraklarında “işçi bayramı” olarak işaretli o gün. Meydanlarda sloganlar, ekranlarda kutlama mesajları, sosyal medyada iyi dilekler… Peki gerçekten kutlayan kim? Daha doğrusu, bu bayram kimin bayramı?
Bir günlüğüne tatil ilan edilen bir gerçeklikten söz ediyoruz. Ama o tatilin bile herkese ait olmadığını bile bile… Çünkü bu ülkede “işçi bayramı” denilen günde bile çalışmaya devam eden binlerce insan var. Fabrikada, şantiyede, hastanede, maden ocağında… Onlar için 1 Mayıs, diğer günlerden farksız; hatta belki daha yoğun, daha görünmez, daha sahipsiz.
Şimdi durup sormak gerekiyor: Bir günlüğüne verilen tatil, bir yılın yükünü unutturur mu? Ya da bir gün “bayram” ilan edilince, diğer 364 günün hesabı kapanır mı?
Geçtiğimiz günlerde maden işçilerinin direnişine tanık olduk. Günlerce, haftalarca seslerini duyurmaya çalıştılar. Haklarını istediler, alın terlerinin karşılığını talep ettiler. Görüldüler mü? Kısmen. Duyuldular mı? Belki. Ama asıl soru şu: Haklarını gerçekten alabildiler mi?
Çünkü bu ülkede çoğu zaman hak, verilmez; alınır denir. Ama işçi ne kadar alabilir? Ne kadar dayanabilir? Ne kadar direnirken ayakta kalabilir?
1 Mayıs’ta kürsülerden “emeğin kutsallığı” anlatılır. İşçinin değeri, alın terinin önemi vurgulanır. Güzel sözler, güçlü cümleler kurulur. Ama ertesi gün ne değişir? Aynı işçi, aynı koşullarda, aynı belirsizliklerle çalışmaya devam eder.
İşte tam da bu yüzden, 1 Mayıs bir kutlamadan çok bir sorgulama günüdür. Kimler gerçekten bayram yapıyor, kimler sadece izliyor, kimler o gün bile çalışmak zorunda kalıyor…
Ve en önemlisi: Bu bayram, gerçekten işçinin mi?
Eğer bir ülkede işçi hâlâ hakkını almak için direniş yapmak zorundaysa, eğer emeğin karşılığı hâlâ tartışılıyorsa, eğer bayram günü bile çalışmak zorunda olanlar varsa… O zaman ortada kutlanacak bir bayram değil, konuşulacak büyük bir gerçek var demektir.
1 Mayıs’ı alkışlarla değil, sorularla karşılamak gerekiyor.
Çünkü bazen en büyük kutlama, gerçeği söylemektir.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Malatya’nın İntiharı: Seyretmeye Devam Edin! Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Ahlakın Partisi Olmaz Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda,  Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Yeter artık bi kalkın  Ekonomi daralıyor. Her yılın 10 Ocak günü, takvimlerde "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak yerini alır. Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü