Gölbaşı Güncel Haber
HV
16 HAZİRAN Salı 17:16

Ahlakın Partisi Olmaz

Celil KOCATAŞ
Celil KOCATAŞ
Giriş Tarihi : 02-04-2026 18:28


Arka arkaya patlayan belediye skandalları artık tekil olaylar olmaktan çıktı. Toplumun vicdanında oluşan soru çok net: Bu bir tesadüf mü, yoksa derinleşen bir çürümenin işareti mi?
İşin en tehlikeli tarafı da burada başlıyor. Çünkü mesele bir partinin, bir görüşün ya da bir ismin hatası değil. Mesele, siyasetin yerelde ahlaki zemin kaybetmeye başlamasıdır. Ve bu kayıp, sandıkta verilen oyun ötesinde bir anlam taşır.
Belediyeler, vatandaşın devleti en yakından hissettiği yerlerdir. İçtiği sudan bindiği dolmuşa, yürüdüğü kaldırımdan çocuğunu gönderdiği parka kadar her şeyin merkezinde yerel yönetimler vardır. Hal böyleyken, bu makamları işgal eden kişilerin sadece idari değil, ahlaki sorumlulukları da ağırdır.
Bugün gelinen noktada görüyoruz ki; adayların projeleri konuşuluyor, vaatleri tartışılıyor, hatta siyasi kimlikleri üzerinden kutuplaşmalar yaşanıyor. Ama en temel mesele çoğu zaman göz ardı ediliyor: Bu insanlar gerçekten güvenilir mi?
Ahlak, seçimden sonra hatırlanacak bir detay değildir. Ahlak, en başta aranması gereken şarttır. Çünkü denetimin zayıf olduğu yerde vicdan devreye girer. Vicdan yoksa, yasa da çoğu zaman yeterli olmaz.
Artık seçmenin de kendine şu soruyu sorması gerekiyor: “Ben sadece hizmet mi istiyorum, yoksa dürüst bir yönetim mi?” Çünkü biri olmadan diğerinin kalıcı olması mümkün değildir.
Siyasette temizlik, yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya başlar. Yani sandıkta.
Unutmayalım: Ahlakın partisi olmaz. Ama ahlaksızlığın bedelini her partiye oy veren vatandaş öder.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında. Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Malatya’nın İntiharı: Seyretmeye Devam Edin! Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki Kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda,  Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Yeter artık bi kalkın  Ekonomi daralıyor. Her yılın 10 Ocak günü, takvimlerde "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak yerini alır. Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı Görünenin Ardındaki Gerçekler Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü