Malatya’nın İntiharı: Seyretmeye Devam Edin!

Celil KOCATAŞ

08-05-2026 08:48


Bir şehir düşünün; hafızası siliniyor, omurgası kırılıyor, değerleri birer birer ellerinin arasından kayıp gidiyor ve o şehir, bu çöküşü sadece "izliyor". Malatya, bugün kendi ellerindekine sahip çıkamamanın, var olanı hoyratça kaçırmanın kitabını yazıyor.
Bu sıradan bir gerileme değil; bu, yetişmiş insan gücüne, kurumlarına ve geleceğine sahip çıkamayan bir kentin toplu intiharıdır.
Bölge müdürlükleri birer birer kaydırılırken, bu şehrin en iyi esnafı başka illerde rızık ararken, yetişmiş bürokratın küstürülüp sürülürken siz ne yapıyorsunuz? En iyi doktorların, mühendislerin bu şehirden umudu kesip göç ediyorsa, geriye kalan sadece enkaz yığınıdır.
Bu şehrin markası olan, bir dönemin lezzet durağı Hacı Baba Et Lokantası bile gidiyorsa, durup bir düşünmek lazım. Futbol takımın Süper Lig’den amatöre doğru  düşüşe geçmişse, bu sadece bir spor başarısızlığı değil, vizyonsuzluğun sahadaki yansımasıdır.
Yıllardır "geliyor" denilen Hızlı Tren nerede? Kuzey-Güney çevre yolu projesi çoktan bir yılan hikayesine dönmüş durumda. Üç bin esnafın ekmek yediği koca sanayi sitesini 700 dükkana düşürürken hangi akla hizmet ettiniz? Esnafın ekmeğiyle oynanırken, şehrin ticaret damarları kesilirken sadece seyrediyorsunuz.
Belediye başkanına sokakta küçük bir kız çocuğu "Amca evlerimizi ancak sen yaparsın" demiş... Başkan da kalkmış  bu cümleyi bir zafer nişanesi gibi anlatıp övünüyor. O kızı bulamadınız, belki de hiç yoktu ama ortadaki gerçek şu: O evleri belediye değil, TOKİ yapıyor! Ortada bir başarı varsa o da merkezi hükümetindir; yerel yönetimin ise elinde sadece "bulunamayan çocuk" hikayeleri var.
Turizmin adı bile anılmazken, koca tekstil sektörünü tutup bir gazoz markasıyla kıyaslamak, olsa olsa "engin(!) bir ekonomi birikiminin" ürünüdür. On binlerce işçinin alın teriyle dönen, şehre katma değer sağlayan koca bir sektörü, bir içecek markasıyla mukayese etmek bu şehre yapılabilecek en büyük hakarettir. Aradaki işçi sayısı farkını, üretim gücünü görmezden gelmek vizyonsuzluğun zirvesidir.
 Malatya her geçen gün kan kaybediyor. Sahip çıkamadığınız her değer, kaçırdığınız her fırsat yarın bu sokaklarda birer pişmanlık olarak yankılanacak. Ama siz, koltuklarınızda oturup bu çöküşü hikayelerle süslemeye devam edin.
Malatya bitiyor, siz sadece seyrediyorsunuz!
kocatascelil@gmail.com

DİĞER YAZILARI Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda,  Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın  Ekonomi daralıyor. 01-01-1970 03:00 Her yılın 10 Ocak günü, takvimlerde "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak yerini alır. 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00