Öğrencim mi, Vekilim mi Kıymetli?

Celil KOCATAŞ

19-09-2026 11:22


Başlık ilk bakışta biraz sıra dışı gelebilir, farkındayım. Fakat bazen bir derdi görünür kılmak için cümleleri kalıpların dışına çıkarmak gerekir.
Sorum net: Bu ülkenin geleceğini sırtlayacak öğrenciler mi daha kıymetli, yoksa onların adına karar mekanizmasında oturan milletvekilleri mi?
Elbette vekillerimiz halkın temsilcisi olarak kıymetli bir görev ifa ediyor. Ancak meseleye bir okul kantini ile Meclis lokantasındaki su ve ayran fiyatı üzerinden bakarsak, neyi kastettiğim çok daha net anlaşılacaktır.
Devletimiz, öğrencilerin beslenmesine katkı sunmak amacıyla 2 bin liralık kantin desteği veriyor. Ailenin üzerindeki yükü hafifletmeyi ve bir çocuğun okula aç girmesini engellemeyi hedefleyen son derece kıymetli bir adım.
Fakat tam da burada durup sormak gerekiyor:
* Bir şişe su, bir kutu ayran kaç lira?
* Günlük harçlığıyla ayakta kalmaya çalışan bir öğrenci için kantin fiyatları ne anlam taşıyor?
Eğer öğrencinin cebine koyduğumuz destek, kantindeki zam dalgasıyla eriyip gidiyorsa orada ciddi bir çelişki var demektir. Devletin bir eliyle verdiğini, denetimsiz piyasa koşulları diğer eliyle geri alıyorsa sorgulanması gereken bir düzenle karşı karşıyayız.
Meclis’te Su, Kantinde Su...
Meclis lokantası ile okul kantinini birebir aynı kefeye koyamayız; tedarik imkânları, işletme maliyetleri ve şartlar kuşkusuz farklıdır. Fakat makul bir soru hâlâ ortada duruyor:
Milletvekili uygun fiyata su ve ayran içebilirken, aynı ülkenin evladı olan öğrenci neden bu imkândan mahrum kalıyor?
İkisi de insan, ikisi de bu ülkenin vatandaşı. Aralarındaki tek fark var: Vekil bugün karar veriyor; öğrenci ise yarın o kararların sonuçlarıyla yaşayacak. Bugünün öğrencisi yarının öğretmeni, doktoru, mühendisi veya siyasetçisi olacak. Yani öğrenciye yapılan her harcama, aslında Türkiye'nin yarınına yatırılan bir sermayedir.
Şüphesiz kantin işletmecisi de emeğinin karşılığını alacak; kirasını, elektriğini, çalışanının maaşını ödeyecek. Kimse esnafın zararına çalışmasını beklemiyor. Ancak sorun tam da burada başlıyor: Serbest piyasa, denetimsizlik anlamına gelir mi?
Anadolu’da güzel bir söz vardır: "Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya varır ya zurnacıya." Piyasayı kendi haline bırakır, denetim mekanizmasını işletmezseniz; bugün su, yarın ayran, öbür gün tost fiyatı kontrolden çıkar. Sonunda çocuğun beslenme çantasını dolduramaz hale gelirsiniz.
Geleceğimizi Ucuza Harcamayalım
Soruya tekrar dönelim. Benim cevabım berrak: Bu ülkenin geleceği olan öğrenciler her şeyden kıymetlidir. Vekiller bugün var, yarın yerlerini başkalarına devrederler. Ancak çocuklarımız bu ülkenin omurgasıdır.
Sınıfa karnı aç giren, harçlığını hesaplamaktan dersine odaklanamayan bir gençlikten büyük başarılar bekleyemeyiz. Gençlerin Meclis'te daha güçlü temsil edilmesi, onların hayat şartlarını doğrudan bilen kadroların karar mekanizmalarında yer alması da bu yüzden bir temenni değil, ihtiyaçtır.
Devletin öğrenciye destek vermesi takdire şayandır; ancak esas başarı, o desteğin kantin zamları karşısında erimesini engellemektir. Öğrencinin hakkını savunmak, kimsenin kazancına göz dikmek değil; adil bir bölüşüm talep etmektir.
Mesele yalnızca bir şişe su, bir kutu ayran ya da 2 bin liralık destek değildir. Mesele, bu ülkenin kendi geleceğine ne kadar değer verdiğidir. Yarınımızı ucuza harcamayalım; aksi halde bugün kantinde ödemediğimiz hesabı, yarın çocuklarımızın çalınan geleceğiyle ödemek zorunda kalırız.

DİĞER YAZILARI Otomobile Binmek de Artık Lüks Oldu 01-01-1970 03:00 Enflasyon Değil, Pahalılık Sarmalında Bir Türkiye 01-01-1970 03:00 Evimiz Yanarken Camdan Bakmak: Deprem Gerçeği ve Bitmeyen Umursamazlık 01-01-1970 03:00 Depremden Sonra Değil, Türkiye’de Kira Gerçeği: İnsanlar Ev Değil, Geçinebilecekleri Bir Hayat Arıyor 01-01-1970 03:00 Toplum Nereye Gidiyor? Sessiz Bir Çöküşün İçinde miyiz? 01-01-1970 03:00 Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana 01-01-1970 03:00 Bir Haftaya Sığan Türkiye, Bir Ömre Yayılan Sorunlar 01-01-1970 03:00 Mehterle Karşılayıp, İzmir Marşı'yla Uğurlayamadık 01-01-1970 03:00 Emekliler: İstatistiklerde "Var", Hayatta "Kayıt Dışı" 01-01-1970 03:00 Ekran Karşısında Bir Soru: Reyting Uğruna Toplumsal Denge Zedeleniyor mu? 01-01-1970 03:00 Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma 01-01-1970 03:00 Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? 01-01-1970 03:00 Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında. 01-01-1970 03:00 Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Malatya’nın İntiharı: Seyretmeye Devam Edin! 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Ramazan Gelince Hatırlanan Vicdan 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda,  Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın  Ekonomi daralıyor. 01-01-1970 03:00 Her yılın 10 Ocak günü, takvimlerde "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak yerini alır. 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00