MEHMET AKINCI’DAN MEKTUP VAR

Etem Karaüzüm

18-11-2024 22:23

PAŞADAN GELEN BİR MEKTUP

Merhaba Etem Ağabey

Okudum.O yaşamı yeniden anlat deseydin eğer anlatamazdım.Aradan yıllar geçti.

O rezil yaşamdan bukadar güzel bir roman çıkacağını bilseydim,hiç okadar üzülmezdim.

Çok ilginç olacak ama şunu söylemem lazım;

o rolü yeniden oynamak geçti içimden.

Yeni yılın kutlu olsun...01.01.2017

MEHMET AKINCI’DAN MEKTUP VAR

ETEM’İN PAŞA’SININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Osmanlı dışa kapalıydı.Başka dinden olanları önemsemezdi.Özellikle Hıristiyan komşularıyla sürekli savaş durumundaydı.Arapçadan aldığı ‘kefere’ sözcüğü ile aşağıladığı Hıristiyanları çoğunlukla yeniyordu.

1683 Viyana bozgunu ,1699 Karlofça anlaşması Osmanlı Devleti için birer uyarı olmuştu.Ancak yapılan yenileşme çalışmaları yetersiz kalıyordu.Bilim ,teknoloji alanında ilerleyen batı,ekonomik alanda da üstünlük sağladı.Yıllar yüzyıllar böyle geçti.Osmanlı toplumunun üst kesiminde bir batı hayranlığı oluştu.Batılı gibi yaşamak gelişmişlik sanılıyordu. Baskılardan yılan Osmanlı aydınlarının  çareyi Batı’ya kaçmakta bulduğu dönemlerde oldu.Öyle yada böyle Osmanlı Batı’yı anlama çalışıyordu.”Asılacaksan İngiliz ipiyle asıl” sözü Batı hayranlığının halkada yayıldığının göstergesidir. Kuşgusuz bütün bunlar Cumhuriyet döneminde yansıdı.Bedri Rahmi aşağıdaki dizelerde Paris’te birilerine öykünerek yaşayan insanlarımızı eleştirmektedir.

Herifçi oğlu Sen Mişel’de koyuvermiş sakalı

Neylesin bizim köyü,netsin Mahmut Makal’ı?

Halkımızın batı ile kitlesel olarak tanışması 1960’larda başladı.İkinci Dünya Savaşı’nda ekonomisi yılıma uğrayan yaşlı Batı’nın bu tarihlerde genç işçiye gereksinmesi vardı.bu eksiğini en iyi karşılayacak ülkelerin başında Türkiye geliyordu.Genç insanlarımız kitleler halinde Batı’ya aktı.Ben gidenler arasında ilköğretim müfettişi bile olduğunu gördüm.Ancak kesin olarak şunu  söyleyebiliriz;Gidenler toplumumuzun en alttaki  işsiz,yoksul,eğitimsiz kesimlerden de.Gittiği ülkelerde özellikle Almanya’da davul zurna ile karşılandı.

Gidenler içinde gidilenler içinde durum çok parlak görünüyordu önceleri.İşçiler iyi çalışıyordu,iyi kazanıyor,ülkelerine iyi döviz gönderiyorlardı.Yaz tatillerinde memleketlerine gelenlerin en gözde olanları Mercedes’le gelenlerdi.Eh,aralarında silindir şapkalarına renkli bir kuş tüyü takıp gelenler de fena sayılmıyorlardı.Aslında bunlar işin cilasıydı.Yaşananlar durumun göründüğü gibi olmadığını gösterdi.Gidenler uyum sorunu yanında ,aile bireylerini  de etkileyen sıkıntılarla karşılaştılar.Yüze vurmayan aile parçalanmaları oldu.Büyük acılar yaşandı.

Gidenlerde de yakınmalar oldu.Onlarda gelenlerin uyumsuzluğundan ,kendilerinden apayrı biçimde yaşadıklarından dem vurmaya başladılar.Her iki yanında günümüzde bile birbirlerine karşı çekinceleri sürüp gideceğe benziyor.

Özellikle yetişkin .aydın insanımızı Batı’ya sürükleyen önemli bir etken daha vardı.Oda darbeler.Aslında bu sürüklenmekten çok ülkeden kaçmaktı.İşte burada yazarımız çıkıyor ortaya.

Etem,1980 darbesi sonunda çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden ayrılarak ülkesini terk ediyor.Sıkıntılar,acılar peşini bırakmıyor.Yolu Ülkücülerin önderliğinden Abdullah Çatlı ile kesişiyor.İsviçre’de Aynı hapishanede aynı hücreyi paylaşıyorlar.Ülkelerinde birbirine karşıt düşüncede olan bu iki genç,yaban ellerde aynı yazgıyı paylaşınca can ciğer kuzu sarması olurlar.Ayrıca yurttaş olmanın ruhlarında oluşturduğu duygu derinliğini de yaşayarak anlarlar.(Merak edenler Yazarın Bizim Hücre ile Vatanlı Vatansız adlı yapıtlarını okuyabilirler.)

Uzun yıllar yaşar Etem Yaban ellerde.Dostluklar kurar,düşmanları da olur.İçeri girer.Mahkemelerde sürünür.Sonunda dışarı çıkar.Ülkesine döner.Yaşadıkları ona çok şey öğretmiştir.Sevdiği öğretmenlik mesleğine döner.Onbir yıl çalıştıktan sonra emekliye ayrılır.

Etem’nin yurt içinde ve yurtdışında ilişkileri genellikle toplumların alt kesimleriyle olmuştur.Şimdide doğduğu yer olan Adıyaman’ın Gölbaşı İlçesinde yaşamaktadır.Yazmaya anılarıyla başladı.Sonra romanları geldi.Ayrıca Gölbaşı’nda yerel bir gazetede köşe yazıları da yazıyor.

Etem bu yapıtında nice umutlarla yurt dışına giden bir gencin nasıl hiç ummadığı durumlarla karşılaştığını anlatıyor.Yani önceki romanlarında olduğu gibi yine alttakileri yazıyor.

Gazete haberlerine göre şuanda yabancı ülke hapishanelerinde beşbin insanımız yatıyor.Bunu öğrenince insan ,yazarın nasıl önemli bir konuya parmak bastığını daha iyi anlıyor.

Etem’in beynine sağlık…

 

DİĞER YAZILARI MERHABA BESNİ MERHABA ANILAR 01-01-1970 03:00 ARADAN 43 YIL GEÇTİ 01-01-1970 03:00 YILLAR  SONRA …. 01-01-1970 03:00 GÖLBAŞI GELİN DUAĞI GİYDİ 01-01-1970 03:00 DOSLUKLAR VE ELEK 01-01-1970 03:00 GENÇLERLE SOHBET 01-01-1970 03:00 BİRAZ GIRGIR 01-01-1970 03:00 HATALARIMIZIN DİYETİNİ ÖDEYEBİLDİKMİ? 01-01-1970 03:00 BU ÇİÇEK TAM 51 YAŞINDA 01-01-1970 03:00 HADDİ BİLEN YUMURTA TAŞLA KAYGA ETMEZ 01-01-1970 03:00 SONBAHARIN RENLKLERİ AŞKA DAVET EDİYOR FERTLERİ 01-01-1970 03:00 ANILARIMIZIN “ŞEHRİ”NE GİTTİK BU GÜN 01-01-1970 03:00 KARANLIK BİR GECE  VE BEYAZ KISKAÇ!!! 01-01-1970 03:00 ANILARLA SOHBET 01-01-1970 03:00 MERHABA İSKENDER BAŞKAN 01-01-1970 03:00 OKUL ARKADAŞIMDAN GELEN MEKTUP 01-01-1970 03:00 YOKSULLUKMU ÖNEMLİ BİLGİSİZLİKMİ? 01-01-1970 03:00 Fatma Ulubey 'le Kahve Molası 01-01-1970 03:00 COĞRAFYA HOCAMIZ MEHMET ERBİLİR’DEN MEKTUP VAR 01-01-1970 03:00 SEYDİ ERTİRK VE ETEM KARAÜZÜM 01-01-1970 03:00 MAZLUM CİHANGİR HOCAMLA  BESNİDE BULUŞTUK 01-01-1970 03:00 Besni Yolunda Çiçek Açmış Çağla Ağaçları 01-01-1970 03:00 “BEŞİ BİRDEN GELSİNLER” DEDİ İSKENDER BAŞKAN 01-01-1970 03:00 TAM BİTTİ DERKEN 01-01-1970 03:00 Gölbaşı ve Aday Adaylarımız 01-01-1970 03:00 KADINLAR ÇÖZÜLMESİ ÇOK ZOR BULMACA GİBİLER 01-01-1970 03:00 Buyur Buradan Yak 01-01-1970 03:00 Biz Öğretmenler 01-01-1970 03:00 Gölbaşı Gölünden Mesaj Var 01-01-1970 03:00 Bir Sevda Fısıltısı 01-01-1970 03:00 Suya Sabuna Dokunma 01-01-1970 03:00 Tutsak Kalan Bir sevda 01-01-1970 03:00 Okuma Bilenler de Okumuyor 01-01-1970 03:00 Sağda mı, Solda mı? Sanıyorum Soldalar 01-01-1970 03:00 Fasulye Turşusu ve ?... 01-01-1970 03:00 Başkan Yıldırım İle Besni'de Sohbet 01-01-1970 03:00 BAKALIM FAL NE DİYOR ! 01-01-1970 03:00 MERHABA BESNİ! MERHABA ANILAR 01-01-1970 03:00 YENİDEN; GERİYE DÖNMEK MÜMKÜN MÜ? 01-01-1970 03:00 Siyasi Dedi-Kodu 01-01-1970 03:00 Nasıl da Iskaladık O Güzel Yılları 01-01-1970 03:00 Çimdik Şahı 01-01-1970 03:00 Hüzünlü Bir Aşk Öyküsü 01-01-1970 03:00 Toros Motel 01-01-1970 03:00 Elimi Çöz 01-01-1970 03:00 Nihayet Kapımızı Çaldı Yağmur... 01-01-1970 03:00 Kaymakam Beyin Makamındayız 01-01-1970 03:00 Konumuz Siyaset 01-01-1970 03:00 Mazlum Cihangir’den mektup var. 01-01-1970 03:00 Güneş Ne zaman Doğacak? 01-01-1970 03:00 Günümüz Gençliği ve …? 01-01-1970 03:00 Pazar Günlerini Hiç Sevmedim 01-01-1970 03:00