Bu aylarda olması lazım .Besni yolunda çiçek açmış çağla ağaçları.İşte o açan çağla çiçekleri beni 43 yıl geriye götürdü.Besni Öğretmen Okulu son sınıfındayız.İki gün önce iki defa Besni’ye gittik.okul arkadaşım Mehmet ÖZER ile. Birinci gün Okul arkadaşlarımızdan Kara Mehmet hakka yürümüştü,onun taziyesine ;Işıklar içinde uyusun.İkinci günde Mehmet ÖZER’in bazı sorunları için Besni Sağlık ocağına gitmesi gerekiyordu.Ben onu şire pazarında bekledim.Bir saat sonra geldi.Ve birlikte okulumuzun bulunduğu o unutamadığımız Dereye gittik.Yeni bir okul yapılmış,O meşhur dereden çağıl çağıl sular akıyor.Akasya ağaçları da bizim geldiğimizi hissederek hüzünlendi ve yapraklarından damla damla göz yaşı dökülmeye başladı.Neden bizi unuttunuz der gibi.Kaç kızın adını yazdınız bizim dallarımıza.Bizde başladık ağlamaya.Nereden haber aldıklarını anlayamadan.Mazlum CİHANGİR hocamda damladı yanımıza.Türkü söyleyip keman çalmaya başladı.Ağlama duvarını bir türlü aşamadık.Güneş batmak üzereyken,o İzmir’e gitti ve hüzünlü bir şekilde ayrıldık.Şunu söyledi giderken.” SEVGİLİ EKMEK” bana bir yaprak sevgi ver.Bende sana bir toprak ekmek vereyim.DERVİŞ, Ne iyi iş Oldun alış veriş. 19.03.2026
Buca –İZMİR
Yine bekleriz sevgili öğretmenim.Bizde Şire Pazarına yeniden geldik.Bir fırından ikişer tane PEKSİMET aldık.İşte bu Peksimet benim için çok kutsal.Öğrenciyken bir PEKSİMET bir bardakta çay.İşte sana sabah kahvaltısı.Aylık harçlığımız 2 yada 30 lira verirdi ailemiz. Ne güzel yıllardı ve unutulmaz Seneler ve BASNİ….
Etem KARAÜZÜM














